DETAYLI ARAMA

Lokasyon (İlçe, Şehir, Ülke adı giriniz)

Proje Tipi

    Daire
    Rezidans
    Villa
    Ofis
    Hazır Ofis
    AVM

Genel Özellikler (Devamı Proje Detayında)

    Yüzme Havuzu  
    Sosyal Tesis  
    Otopark  
    Güvenlik  
    Resepsiyon  

Proje Teslim Tarihi

   Ocak 2017  
   Şubat 2017  
   Mart 2017  
   Nisan 2017  
   Mayıs 2017  
   Haziran 2017  
   Temmuz 2017  
   Ağustos 2017  
   Eylül 2017  
   Ekim 2017  
   Kasım 2017  
   Aralık 2017  
   2014 Teslim  
   Devam Eden  

Daire Tipi

Fiyat Aralığı

 ile 
   TL    USD    EUR

m² Aralığı

 ile 

Firma

العربية русский English Türkçe Ana Sayfa
"Tüm Yeni Konut ve Ofis Projelerinin Buluşma Noktası"

Sıkça Sorulan Sorular




  • Kat mülkiyeti nedir?

    Kat Mülkiyeti kavramı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun birinci bölümünde yer alan bir kavramdır. En basit ifade ile bağımsız bölüm üzerindeki mülkiyettir. Kat mülkiyeti, arsa payı ve anagayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyet çeşididir. Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurabilmelerini ifade eder.


    Kat Mülkiyeti'nin kurulabilmesi için anagayrimenkulun örneğin binanın inşaatının tamamlanmış ve kullanmaya elverişli olması gerekmektedir.

  • Kat mülkiyeti nasıl kurulur?

    Kat Mülkiyeti'nin kurulabilmesi için anagayrimenkulun örneğin binanın inşaatının tamamlanmış ve kullanmaya elverişli olması gerekmektedir.


    Kat Mülkiyeti taşınmaz mal eğer bir kişinin ise onun ya da birden çok şahsın müşterek malı ise bütün paydaşların imzaladığı dilekçe ile tapuya müracaatı ile kurulur. Bu şekildeki kat mülkiyeti kurulmasına,''Kat mülkiyetinin iradi olarak kurulması ''denir.


    Kat Mülkiyeti'nin mahkeme kararı ile kurulabilmesi de mümkündür. Bu durum bir gayrimenkuldeki ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılarından veya müşterek maliklerden birinin talebi ile hakimin kat mülkiyeti kurulmasına karar vermesi söz konusudur. 


    Kat mülkiyeti resmi senetle ve tapu siciline tescil ile doğar. Anagayrimenkulün tümü kat mülkiyetine çevrilmeden o gayrimenkulün yalnız bir veya birkaç bölümü üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz. 


    Kat mülkiyeti kurulurken aynı katta birbirine bitişik bulunan birden fazla bölüm, kat mülkiyeti kütüğüne tek bağımsız bölüm olarak tescil edilebilir. Kat mülkiyetinin tescili, tapu memurunca düzenlenen resmi senet uyarınca veya verilen bir mahkeme hükmü ile yapılır. 


    Kat mülkiyetli yapı, iskan belgesi (yapı kullanım izin belgesi alınmış) ve krediye uygun olan yapıdır.

  • Tapu nedir? Kaç çeşit tapu vardır?

    Bir arsanın ve/veya inşaatı yapılmış bir mülkün bağımsız bölümlerinin maliklerini gösteren, Tapu Sicil Müdürlüğü'nce verilmiş, doğru olmadığı ispatlanıncaya kadar geçerli resmi belgeye tapu veya tapu senedi denir. Eski Türkçe'de güven anlamına gelen tapuk kelimesinden üretilmiştir.


    Tapular hisseli tapu veya müstakil tapu olarak ikiye ayrılır.


    Hiseli tapu, bir gayrimenkuldeki ortak sayısını ve hisse oranlarını gösteren tapudur. Hisseli arsa tapularında kişilerin toplam arsa içindeki yerleri tapu kayıtlarında görünmez. Herkes her metrekarede hissesi oranında ortaktır. Bazen ortaklar bu ayrımı kendi aralarında anlaşarak yaparlar ama sözkonusu paylaşma tapu kayıtlarında görünmez. Bu birkaç nedenden kaynaklanabilir. Örneğin mülkün bulunduğu bölgede belli bir metrekarenin altındaki parseller kanunen ifraz edilemiyor olabilir.


    Müstakil bağımsız tapu ise yeri kadastral paftalarda belirtilen ve tek bir kişiye ait olan ortaksız tapudur.

  • Projem deprem bölgesinde mi?

    Aldığınız ya da almayı düşündüğünüz bir gayrimenkul projesinin deprem bölgesinde olup olmadığını, ya da deprem bölgesinde ise kaçıncı derece riskli bölgede olduğunu öğrenmek için Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nün Ankara'da bulunan Deprem Araştırma Dairesi ile temasa geçebilirsiniz. www.deprem.gov.tr, www.afetacil.gov.tr internet sitelerinden gerekli iletişim bilgilerini ve Türkiye genel haritasını bulabilirsiniz.

  • Binanın depreme dayanıklılığını nasıl anlarım?

    Depreme dayanıklı sağlam bina; zemin hareketlerine göre inşa edilmiş ve deprem yönetmeliklerine uyan binalardır. Binaların sağlam olup olmadığına dair testlerin yetkin, tecrübeli ve belgeli İnşaat Mühendisleri tarafından yapılması tavsiye edilir. Her ne kadar basit bir vatandaşın bunu anlamak için bakabileceği birkaç nokta olsa da, taşıyıcı elemanların beton kalitesinin ölçülmesi gibi tetkiklerin sağlam bir inşaat bilgisi gerektirdiği unutulmamalı ve 1999 depremi öncesi yapılmış binası olan mal sahiplerinin binalaranı, uzmanlara incelettirip rapor alması gerekmektedir.


    Sade bir vatandaşın sağlamlığı anlamak için öncelikle binanın oturduğu zemin kaya mı, dere yatağı mı, yumuşak toprak veya kum mu, bina bodrumunda su ve rutubet var mı gibi soruların cevaplarını araması gerekir. Ayrıca şunlara da dikkat edilmeli:


    - Binada deprem çatlakları var mı? (Bilhassa giriş katları, 1.kat ve bodrum katlarda)


    - Kolonlar (direkler), kirişlerden (tavanda duvar üstüne gelen çıkıntılı betonlar) daima daha kalın olması gerekir, halk arasında binalar sadece düşey yüklere göre sağlamlığı yani taşıcılığı dikkate alınmaktadır, oysa binalar deprem sırasında eğilip kalkmalarına (sünek olmalarına) yani esnek olmalarına göre, adeta sporcu bir şahıs gibi kaslı, idmanlı, narin ve rahatlıkla eğilip kalkan bir sporcunun davranışı gibi olması ile değerlendirilir.


    - Binanın projesini bağlı olduğunuz belediyeden elde edin. Böylelikle binanızın kaçak olup olmadığı ve hangi proje bürosu tarafından yapıldığını öğrenebilir; projeyi yapan büronun saygınlığı ve referanslarını soruşturabilirsiniz. Projede, kullanılan malzeme ve hesaplarla ilgili önemli bilgiler bulunur. Örneğin; binanın kaç kata göre hesabının yapıldığı... Eğer projedeki rakam ile binanın gerçek kat sayısı farklıysa binanızı mutlaka profesyonel bir deprem mühendisliği bürosuna kontrol ettirmelisiniz. Projede ayrıca hangi yılda projelendirildiği ve hangi deprem şartnamesine göre deprem yüklerinin tesbit edildiği de bulunur.


    -Temel ne kadar derinde ise daha sağlam ve yerleşmiş bir zemin üzerinde olma olasılığı da o kadar artar. Sığ ve pabuç temeller depremde daha elverişsiz davranış gösterir.


    -Özellikle alt katlarda inşaat sonrası projesine uygun olmayan kolon küçültme, delme, iptal etme, yer değiştirme gibi işlemlerin yapılıp yapılmadığı bilinmelidir.


    - Proje ve inşaat öncesi zemin etüdü yapılmış mı?


    - İnşaat esnasında binanın projeye uygun olarak inşaa edildiği sürekli kontrol edilmiş mi? Doğru sayıda çelik donatı yerleştirilmiş mi? Örneğin; çelik donatı ile kolon veya kiriş kenarı arasındaki mesafe olan pas payı en az 2.5 cm olmalıdır.


    - Beton üretiminde kullanılan kum, deniz kumu mu? Eğer deniz kumu ise; iyice yıkanmadan beton üretiminde kullanılmışsa, içindeki tuz, betonun kimyasını zamanla bozabilir ve dayanıklılığını azaltabilir.


    -Ayrıca kolonlar arası mesafeleri de karşılaştırın. Kolonların üst başları arasındaki kiriş boyutlarını da o kata karşılık gelen kat döşeme planlarındaki kiriş boyutlarından kontrol edebilirsiniz. Benzer kontrolleri üst katlarda da yapın. Eğer eksik kolon veya kiriş, kolon ebatlarında farklılık, kolon mesafelerinde farklılık tesbit ettiyseniz, mutlaka profesyonel bir deprem mühendisliği bürosuna kontrol ettirmelisiniz.


    - Zemin kat yüksekliği 3 metreden fazla, özellikle 5 metre civarı olan ve zemin katın büyük bölümü duvarlar ile kapalı olmayan binaların depremde hasar görme olasılığı çok daha fazladır.

  • Emlak vergi değeri ne demektir? Nasıl hesaplanır?

    Bir mülkün emlak vergi kayıtlarındaki değerine emlak vergi değeri denir. Her 4 yılda bir açıklanan arsa emlak değeri üzerinden yola çıkılarak hesaplanır. Arsalara ait metrekare birim emlak değerleri kamu kurumlarının oluşturduğu komisyon tarafından belirlenir. Binalarla ilgili değer ise Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın her yıl yayınlanan yapı birim değerleri temelinde, Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Emlak vergileri mülkün bağlı bulunduğu Belediye'ye ödenir.


    Bir konutunuz varsa, arsa payı oranınızı sokağınızdaki arsaların metrekare birim emlak vergi değerleri ile çarparak arsa payınıza denk gelen emlak vergi değerini hesaplarsınız. Mülkün brüt alanı ile Bayındırlık Bakanlığı tarafından açıklanan inşaat sınıflarına ait inşa yeniden yapım değerini çarparak üzerine ilave edersiniz.


    Eğer asansör ve kaloriferiniz varsa, bu farklılıkları da belli oranlarda ilave edersiniz. Yapının yaşına ait ve yine Bakanlıkça yayınlanan birim yıpranma değerini bu rakamlardan düşersiniz. Böylece mülkün emlak değerine ilişkin baz rayicini bulursunuz. Bunu da emlak vergi oranı ile çarparak verginizi hesaplarsınız.


    Emlak vergisi, konutlarda bina değerinin binde 2'si, işyerlerinde bina değerinin binde 4'ü, arsalarda ise ana değerinin binde 6'sı oranındadır. Ancak şehir dışı alanlarda bu oranlar farklıdır.

  • Emlak vergisi ne zaman ödenir?

    Emlak vergisini zamanında ödemeyen mülk sahibi kanunun öngördüğü oranda gecikme cezası ödemek zorundadır. Eğer ödemeye devam etmezseniz belediye mülkün tapu kaydına haciz kaydı koydurabilir satarkan cezaları ile ödersiniz.

  • Emlak vergisi indirimli ödenebilir mi?

    Şahısların emlak vergisinden muaf olduğu durumlar vardır. Emekli, dul ve yetimler, şehitlerin dul ve yetimleri, gazi veya özürlü kişiler, yalnızca bir konutları varsa ve bu konutun büyüklüğü 200 metrekareyi geçmiyorsa, başka da gelirleri yoksa, emlak vergisi ödemeyebilirler.


    İndirimli verginin uygulanabilmesi için kişinin Tek Meskeni Olan Emeklilere, Dul ve Yetimlere Ait Bildirim Formunu doldurması gerekmektedir.


    Bunun için emeklilerden emekli olduuğuna dair belge, geliri olmayanlardan vergi dairesinden vergi mükellefi olmadığına dair belge, sosyal güvenlik kurumundan aktif sigortalı olmadığına dair belge, gazi, şehit, dul ve yetimlerden bu durumlarını kanıtlayan belge, özürlülerden ise tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınmış sağlık raporu istenir.

  • Kat bahçesi nedir? Emsal alanına dahil midir?

    Bir binada bağlı bulunduğu kata hizmet edecek şekilde planlanmış ve tapuda bir bağımsız bölüme ya da bu bölümlere eklenti olarak gösterilen mekandır. Kat bahçeleri emsal alanına dahil edilmez ve bu mekanlarda bitki yetiştirmek için gerekli toprak dolguların yapılması mümkündür.


    Kat bahçesi tanımı İstanbul İmar Yönetmeliği'nden gelmekte olup her şehirde bulunmamaktadır.

  • Her proje rezidans mıdır? Gerçek rezidans kavramı ne ifade eder?

    Rezidans kavramı bugün ülkemizde lüks konut projesi anlamında kullanılmaktadır. Oysa bu gerçek rezidanslar karma kullanım dediğimiz ticaret, hizmet ve konut gibi fonksiyonların bulunduğu alanlarda yapılan ve konaklama hizmetinin de verildiği binalardır. Genelde yüksek katlı olması beklense de şart değildir.


    Gerçek rezidanslar sakinlerine kaliteli hizmet, sosyal imkan ve güvenlik sağlayan, güvenlik standardı yüksek, modern ve teknolojik donanımlı resepsiyon hizmetleri veren 7 gün 24 saat teknik ve ev servis hizmeti sağlayan, ayrıca butik alışveriş ve yaşam merkezi, sosyal aktivite alanları ile konforlu bir yaşam alanı sunan mekanlardır.


    Rezidanslar daha güvenli bir yaşam sunar. Herşeyin bilgisayarla takip edildiği akıllı binaların içindeki bu daireler daha az sorumluluk gerektiren daha kolay bir yaşam tarzı getirir. Bu tip projelerde spor salonları, alışveriş merkezleri, restoranlar projenin içinde bulunur.

  • Rezidanslardan hangi hizmetler beklenmelidir?

    Rezidanslarda en azından verilmesi beklenen hizmetleri şöyle sıralayabiliriz:


    Sekreterlik ve resepsiyon hizmeti, günlük temizlik, kuru temizleme, alışveriş servisi, teknik bakım ve servis hizmetleri, kat servisi hizmetleri, güvenlik hizmetleri, çöp toplama, ilaçlama bitki bahçe bakım hizmetleri, yönetim hizmetleri, havuz gibi ortak alanların bakım hizmetleri.


    Bunların dışında vale parking, özel şoför, yemek servisi, ütü, yıkama, terzi hizmetleri, araç yıkama, sosyal tesis, içme suyu servisi, ofis ve sekreterya hizmetleri sayılabilir.

  • İnşaatçı sözünü tutmazsa ne yapmalıyım?

    Herhangi bir gayrimenkul projesinde konut, ofis, rezidans, mağaza gibi bir yatırım yaptığınızda, size inşaat firması tarafından vadedilenlerin yerine getirilmemesi ayıplı mal kavramına girmektedir. Ancak bu konuda hakkınızı arayabilmeniz için öncelikle size verilen sözlerin yazılı bir halde size sunulmuş olması gerekmektedir. Bu da satış sözleşmesi düzenlenmiş olması anlamına gelir.


    Eğer size inşaatla ilgili verilen sözler yerine getirilmemişse, yani sözleşmede belirtilen beyaz eşyaların olmaması, ya da belirtilen markaların olmaması, tesisatın sorunu gibi inşaat problemlerinin olması, ya da belirtilen tarihte teslimatın yapılamaması gibi durumlarda elinizdeki sözleşmeyle tüketici olarak hakkınızı aramanız mümkündür. Ancak bunun için de sorunun sizin kullanımınızdan kaynaklanmaması gerekiyor.


    Bunun için geçerli yollardan biri projenin bulunduğu yerdeki kaymakamlık bünyesindeki tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurmanızdır. Hakem heyetleri sizin adınıza gerekli incelemeyi yaparak yasal süreç hakkında sizi bilgilendirebilir. Ancak Tüketiciler Birliği Kurucu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz okurlarımıza bu tür durumlarda öncelikle tüketici tespit davası açmalarını önermektedir. İnşaatın teknik bir konu olmasından dolayı hakem heyetlerinden sonuç almanın uzayabileceği uyarısında bulunan tüketici hakları uzmanı Deniz'in önerileri şunlar:


    "Bu tür durumlarda tüketiciler Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tüketici tespit davası açmalı ve böylece inşaatın durumunu, ayıplı halini tespit ettirmeli. Daha sonra karşı tarafa bir ihtarname gönderek ayıbın düzeltilmesini talep etmeli. İnşaatın zamanında tamamlanması, inşaata bağlı sorunların giderilmesi gibi taleplerin ihtar edilmesi gerekiyor. Eğer karşı taraf yasal süreç içinde bu ihtara uymaza tüketiciye mahkemede dava açma hakkı doğar. Tüketici davaları harçtan muaftır, sadece davacıdan tebligat ücreti talep edilir. Konutlarda ayıbın ihbar edilmesi için 30 günlük süre vardır. Yani kişi konutu teslim aldıktan sonraki 30 gün içinde ayıplı malı ihbar etmelidir, bu süreyi geçirmemelidir. Ancak bu gizli ayıp ise yani ancak kullanıldıkça ortaya çıkan bir sorun ise o zaman ihbar süresi 2 yıldır."